Netflix yapımı Chef’s Table: Pizza, 6 bölümden oluşan bir belgeseldir; her bölümde farklı bir pizza şefinin hikayesi işlenir.
İki İtalyan, üç Amerikalı ve bir Japon şefin hikayesine yer veren ‘Chef’s Table: Pizza’, 2022 yapımı bir Netflix belgeselidir. Türkçe dublajı bulunmayan belgeseli, altyazılı olarak izleyebilirsiniz.
Şefler ve Hikayeleri
Chris Bianco
Malzemeleri ve tekniği kendine özgü bir şekilde birleştiren Chris Bianco’nun Phoenix’teki pizzacısı, eleştirmenlerce dünyanın en iyi pizzacılarından biri kabul ediliyor.
Gabriele Bonci
“Pizzanın Michelangelo’su” Gabriele Bonci, Roma tarzı dilim pizzada devrim yaptıktan sonra şöhreti bir kenara bırakıp kendini tarıma adamaya karar vermiş.
Ann Kim
Ann Kim, pizzaya kimçi koyabilmek için toplumsal önyargılarla ve ailesinin beklentileriyle mücadele etmiş.
Franco Pepe
Franco Pepe, kendi yolunu çizmek için ailesinin pizza imparatorluğundan ayrıldı. Yaratıcı tarifleri, el açması hamurları ve yerel malzemeleriyle kısa sürede büyük bir üne kavuştu.
Yoshihiro Imai
Kyoto’da Şef Yoshihiro Imai, birçok yiyeceğe yer veren ve kaiseki olarak bilinen bir tarzda servis ettiği pizzalarında, doğaya karşı duyduğu derin saygıyı ifade ediyor.
Sarah Minnick
Semizotu, kara pazı ve çiçekler… Portland’ın bahçe ve çiftliklerinden toplanan sıra dışı malzemeler, Sarah Minnick’in pizzalarına canlılık ve unutulmaz bir lezzet katıyor.
Chef’s Table: Pizza Belgeseliyle İlgili Görüntüler





Chef’s Table: Pizza Yorumları
IMDB’de 7.2 puan alan Chef’s Table belgeselinin en çok beğenilen bölümü Japon Şef Yoshihiro Imai’nin yer aldığı bölüm olurken, en az beğenilen bölüm 6. bölüm olmuş.
IMDB Yorumları
Yemekten çok daha fazlası
Chef’s Table serisini çok sevdim. Şeflerin yetenekleri ve ustalıkları tartışılmaz, fakat onların kişisel hikâyeleri seriyi bambaşka bir seviyeye taşıyor. Yemek adeta yan hikâye gibi kalıyor.Her bölüm özenle hazırlanmış; sadece şeflerin değil, ailelerinin ve geldikleri toplulukların hikâyelerini de anlatıyor. Farklı kültürleri ve bu kültürlerin şefler üzerindeki etkilerini görmek çok ilgi çekici. Görüntüler büyüleyici, müzikler de kusursuz bir şekilde eşlik ediyor. Henüz ilk bölümü izledim ama BBQ serisinin başarılı bir devamı olacağı şimdiden belli.
Umarım bununla sınırlı kalmaz, devamı da gelir. Çünkü böylesine telaşlı, bölünmüş, kaygılarla dolu bir dünyada Chef’s Table açıp bir saatliğine kendini o dünyanın içine bırakmak hayata karşı adeta mükemmel bir panzehir oluyor.
Güzel
Açıkçası Chef’s Table’da en çok sevdiğim şey hikâyeler. Şeflerin yolculukları beni her zaman hem ilgilendiriyor hem de duygulandırıyor. Kendim de aşçılık yaptığım için onların deneyimlerini daha çok takdir ediyorum.Görüntü yönetimi ve müzik biraz klişe gelebilir ama yine de keyif veriyor; sahneler bana her yemeği tek tek tatma isteği uyandırıyor.
Ve sonunda pizza… Benim en sevdiğim çünkü kelimenin tam anlamıyla istediğin her şey olabiliyor. Bu seriyi izledikten sonra yeni tatlar denemek için çok heyecanlıyım. Eğer pizzanın basit bir şey olduğunu düşünüyorsanız, aslında pizzayı hiç anlamamışsınız demektir. Pizza hem bir pişirme hem de bir fırınlama sanatı; sürece ve lezzete en az lüks bir restoran yemeği kadar emek harcanabiliyor.
İşte bu! Belgesel formunda sinema ve prodüksiyonun zirvesi
Nihayet!! Son on yılda gastronomi sanatlarının televizyon, eğlence ve genel olarak dünyada kazandığı büyük ivmeden sonra, karşımızda gerçekten MÜKEMMEL bir yapım var. İlk üç bölüm, öylesine güçlü duygular uyandırıyor ki… Bu şefleri harekete geçiren tutku (çoğu zaman farklı derecelerde deliliğe varacak boyutta) nefes kesici. Şeflerin hikâyelerine derinlemesine dalmak; onların nasıl bir yapıya sahip olduklarını, dahiliklerinin zamanla hangi bedeller karşılığında geliştiğini görmek olağanüstü. Saf odaklanma (ve hatta takıntı) düzeyi ilham verici olmanın çok ötesinde.Ayrıca çoğu bölümde günümüzde işlerin farklı yapılmasının önemine değiniliyor: sürdürülebilirlik, kalite ve malzemelerin yerel kaynaklardan temini üzerine yoğunlaşarak.
Bir yemek belgeselinde hüngür hüngür ağlamak mı?!? (Chris Bianco bölümü) Gerçekten unutulmaz.
İtalyanlar, ağlamayı bırakın
Pizza artık dünya mirası.Evet, ilk kez İtalya’da yapıldı.
Ama bugün en iyi pizzalar, İtalyan torunlarının ellerinden New York’ta çıkıyor.
Pizzanın içine istedikleri malzemeyi koymaları da, ona “pie” demeleri de gayet normal. Önemli olan, bu şeflerin geldikleri noktaya saygı duymak. Bir pizzaya talep varsa, o pizza iyidir.
Dünyanın dört bir yanında çok iyi pizzalar yapılıyor; o yüzden lütfen sadece İtalyanların pizza yapmayı bildiğini söylemeyi bırakın.
Gelelim programa… Bazı anlamsız röportajlar ve fazlaca ağır çekim, dramatik klasik müzik sahneleri var. Kesinlikle yeterli bölüm yok; birçok önemli pizzacıya yer verilmemiş.
Mesela São Paulo, dünyanın en çok pizza tüketen ikinci şehri, programda yok. Üzücü.
NETFLIX’TE İZLEYİN.
Aynı adı taşıyan diğer belgeseller Chef’s Table, Chef’s Table Noodles, Chef’s Table Legends ve Chef’s Table BBQ belgesellerini Netflix platformunda izleyebilirsiniz.

